Bitki fabrikasının temelleri ve genel bakış
Bitki Fabrikalarının En Büyük Sorunu: İnsanların Kalıcı Olmaması
Bitki fabrikalarının sorunları çoğu zaman elektrik maliyetleri ya da satış kanalları üzerinden konuşulur. Elbette bunlar ağır sorunlardır. Ancak sahayı ayakta tutmak açısından bakarsanız, bunun bir kat daha derininde insan kaynağı sorunu vardır.
Bitki fabrikasını yönetmek için bitki fizyolojisini, ekipmanı, hijyeni, üretim yönetimini ve maliyet yönetimini birlikte kavrayabilen bir güç gerekir. Fakat böyle insanlar kolay bulunmaz ve yetişmeleri de zaman alır. Üstelik işletmede kalmazlarsa, bilgi birikimi sahada kalmaz.
Bu yazıda, bitki fabrikalarında neden insan kaynağı eksikliğinin ortaya çıkmaya yatkın olduğunu ve bunun verimlilik ile kârlılığı nasıl etkilediğini düzenli biçimde ele alacağım.
Evet, zarar etmek gerçekten bir sorun
Önce bir şeyi netleştireyim.
Gerçekten de bitki fabrikaları arasında zarar eden çok sayıda şirket var ve bu iş kolay para kazanılan bir iş değildir.
Bununla birlikte, toplumda yaygın olan “bitki fabrikaları zarar ediyor” şeklindeki olumsuz imaj.
Ancak “bitki fabrikaları zarar ediyor, o halde gelecekleri yok” şeklindeki olumsuz imajın içinde biraz yanlış anlama da var.
Bu konuyu aşağıdaki yazıda da anlattım.
“Bitki fabrikalarının zarar etmesi” hakkında birçok kişinin bilmediği mekanizma
Bitki fabrikalarının kârlılığını artırmak için 172 ipucu
“Uzman insan kaynağı eksikliği”nin sahadaki gerçeği
Şimdi asıl konuya gelelim.
“Bitki yönetimi ve üretim yönetiminde güçlü insanlar azdır” gerçeğini sahada hep doğrudan hissettim.
Durumun ne olduğunu anlatayım.
1. Zaten üretim sektörünün tamamında insan açığı var
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın (METI) Aralık 2017 araştırmasına göre, üretim sektöründeki şirketlerin yüzde 94’ünden fazlası personel eksikliği yaşadığını söylemiştir.
Japonya Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı’nın (MHLW) 2023 araştırmasına göre ise üretim sektöründeki etkin iş ilanı oranı, yani iş sayısının iş arayan sayısına oranını gösteren işgücü piyasası göstergesi, yaklaşık 1,74 kattır. Bu oran, tüm sektörler ortalaması olan 1,27 katın belirgin biçimde üzerindedir. Yani üretim sektörünün genelinde iş gücü açığı ciddidir ve bitki fabrikaları da bunun istisnası değildir.
Ancak bitki fabrikalarının sektöre özgü başka koşulları da vardır.
2. Bitki fabrikalarında gereken beceri seti çok geniştir
Bitki fabrikası yöneticilerinden; bitki fizyolojisi ve yetiştirme bilgisiyle başlamak üzere, yani büyüme evrelerini anlama, ışık, sıcaklık, nem, CO2 ve besin çözeltisini en uygun biçimde yönetme becerisi; iklimlendirme, aydınlatma ve besin çözeltisi besleme sistemleri gibi ekipman ve makineleri kullanma ve arızalara müdahale etme yeteneği; sensör verilerini kullanarak verimliliği iyileştirme; HACCP’ye uygun hijyen yönetimi; enerji ve işçilik maliyetlerini kontrol etme; ayrıca deneyimsiz personeli eğitme ve vardiya yönetimi gibi çok geniş bir yetkinlik alanı beklenir. Elbette buna yönetim ve liderlik de dahildir.
Bu kadar geniş kapsamlı becerilere sahip insanları işe almak isteseniz bile, hem bitki fizyolojisini hem de mühendisliği sistemli biçimde öğrenmiş insan sayısı neredeyse yoktur. Gerçekte en ideali, bitki fabrikası ya da kontrollü ortam yetiştiriciliği deneyimi olan birini bulmaktır. Ama mevcut durumda ezici çoğunlukla yapılan şey, deneyimsiz kişileri işe alıp onları sahada yetiştirmektir.
Zaman harcayıp personel yetiştirseniz bile, onların sonrasında uzun süre çalışmayı sürdüreceğinin garantisi yoktur. İnsan kaynağı eksikliğinin en temel zorluğu tam da buradadır.
Bitki fabrikasında çalışma rehberi: Hangi nitelikler gerekir, işin içeriği nedir?
3. Ana şirket büyükse, bambaşka bir durum daha ortaya çıkar
Büyük ölçekli bitki fabrikalarında başka bir durum daha vardır.
Fabrika ölçeği büyüdükçe daha güçlü bir finansman gerekir. Bu yüzden bitki fabrikası işi çoğu zaman büyük şirketlerin bir bölümü ya da iştirak şirketi olarak başlatılır. Böyle olduğunda, saha operasyonları yöneticisi olarak merkez ofisten ya da ana şirketten geçici görevlendirmeyle gelen kişiler ekibe dahil edilir.
Geçici görevlendirmeyle gelen kişiler eninde sonunda sahadan ayrılır. Bu yüzden uzun vadeli açıdan bakarsanız, onları kalıcı insan kaynağı olarak saymak zordur. Doğrudan istihdam edilen personele bilgi aktarımı iyi yapılmazsa, bilgi birikimi sahada birikmeden insanların sürekli değiştiği bir risk yapısı ortaya çıkar.
İnsan kaynağı eksikliği demek, sahayı sürdürememek demektir
Bitki fabrikaları çeşitli nedenlerle insan kaynağı eksikliğine düşer.
Bunu anlattım.
Bitki fabrikalarında insan gücü eksikliği var dediğimde, peş peşe insanların işten ayrıldığı, çalışma ortamı kötü, sürdürülemez bir işten söz etmiyorum. Sorun, uzman insan kaynağını bulmanın zor olması ve yetiştirmenin zaman almasıdır. Eğitim süresi uzadıkça, personelin işi tam öğrenmeden ayrılma ihtimali yükselir.
Ve uzman insan kaynağı eksildiğinde, sahada çeşitli sorunlar zincirleme şekilde ortaya çıkar.
Bilgi birikimi yetersizse sahada olan budur
Bitki fabrikalarında sıcaklığı, nemi, ışık miktarını ve benzeri unsurları hassas biçimde ayarlayıp bitkiler için en uygun ortamı korumak gerekir. Bunun için gerekli ileri teknikler ve uzman bilgisi sahada eksik olduğunda, üretim, işletme ve finans taraflarının hepsinde sorun çıkar.
Üretim tarafındaki sorunlar
Çevre kontrolünün hassasiyeti düştüğünde sıcaklık, nem, ışık miktarı, CO2 konsantrasyonu ve besin çözeltisi formülünün yönetimi uygunsuz hale gelir. Bunun sonucu zayıf gelişim ve verim düşüşüdür. Sensör verilerini etkili biçimde kullanamazsanız verimlilik artışı fırsatlarını kaçırırsınız. Bitkilerdeki anormallikleri erken fark edemezseniz küçük sorunlar büyük kayıplara dönüşür.
İşletme ve operasyon tarafındaki sorunlar
Uygun maliyet yönetimi ve doğru fiyatlandırma olmadan işletme devam ederse, bunun sonu doğrudan zarar eden bir yapıdır. Yüksek maliyet yapısına karşılık gelen katma değeri anlatamazsanız, tüketiciler ve ticari alıcılar o ürünü sadece “pahalı sebze” olarak görür ve uzak durur.
Ekonomik sorunlar
Enerji kullanımını ve üretim süreçlerini verimli hale getirmek için gereken bilgi eksikse, işletme maliyetleri yüksek seviyede kalır. Ayrıca yüksek ilk yatırımın geri dönüş planı uygun kurulmamışsa, nakit akışı sıkışır.
Buraya kadar sıraladığım üretim, işletme-operasyon ve ekonomik sorunlar birbirine bağlıdır ve kötü bir döngü oluşturur.
Her bir bitki fabrikası işini sürdürülebilir biçimde geliştirmek için, sistemli eğitim ve yetiştirme programlarının kurulmasıyla bilgi paylaşımının ilerletilmesi vazgeçilmezdir.
Yani, bitki fabrikası sahasında ortaya çıkan sorunlar, uzman insan kaynağının az olmasından kaynaklanır.
Sonuç: İnsanların işletmede kalıcı olmaması yapısal bir sorundur ve buna verilecek karşılık da kaçınılmaz olarak sabırlı ilerler
Bitki fabrikalarındaki insan kaynağı sorununun ağır olmasının nedeni, tek tek işletmelerin yeterince çaba göstermemesi değildir. Bunun arkasında sektörün tamamına yayılan yapısal bir arka plan vardır. Üretim sektörünün genelindeki personel açığı, uzman eğitim kurumlarının azlığı ve sahada insan yetiştirmenin zaman alması. Bunlar üst üste geldiğinde, her işletme aynı duvara çarpar.
Bu sorunun kestirme bir çözümü yoktur. Temel olan, sistemli bir eğitim programı kurmak ve personel ustalaşana kadar sahayı ayakta tutacak yapıyı hazırlamaktır. Burada önemli olan, “doğru bilgiyi sistemli biçimde ulaştırmak” ile “o bilginin sahaya kök salması için sürekli destek vermek” işlerini birbirinden ayırmadan ilerletmektir. İnsanlar değişse bile çalışmayı sürdüren bir sistemi kurabilen fabrikalar, uzun vadede rekabet gücü kazanır.