PFBoost

Yetiştirilen ürünler

Bitki fabrikasında tahıl yetiştiriciliği: Buğday ve soya mümkün, peki neden kimse yapmıyor?

Buğday ve soyayı bitki fabrikasında yetiştirmek, yalnızca teknik açıdan bakıldığında imkansız değildir. Sorun, yetiştirip yetiştiremeyeceğiniz değil, bunun bir iş olarak ayakta kalıp kalamayacağıdır.

Tahıllar çok ışık kullanır, yetişme süreleri uzundur ve satış birim fiyatları düşüktür. Doğal ışık ve geniş araziye dayanan bu ürünleri, elektrik ve ekipman maliyetiyle ayakta duran bir bitki fabrikasına taşıdığınızda, ekonomik duvar doğrudan karşınıza çıkar.

Bu yazıda, bitki fabrikası ile açıkta yetiştiricilik arasındaki farktan yola çıkarak, buğday ve soyanın hidroponik tarımının neden gerçek bir işe dönüşmesinin zor olduğunu açıklayacağım.

Bitki fabrikalarının neden yapraklı sebzelere yöneldiğini şu yazıda da anlatıyorum.

Bitki fabrikalarında neden hep yapraklı sebzeler yetiştiriliyor?

Bitki fabrikası ile açıkta yetiştiricilik arasındaki fark

Bitki fabrikası; sıcaklık, nem, ışık ve CO2 yoğunluğu gibi çevresel koşulların yapay olarak kontrol edildiği bir tesistir. Ürünün gelişimi için en uygun koşullar korunabildiği için kaliteyi istikrarlı tutmak ve yıl boyu üretim yapmak mümkün olur. Sevkiyat zamanını ve üretim miktarını pazar talebine göre ayarlamak da kolaylaşır.

Buna karşılık açıkta yetiştiricilik, dış ortamın doğal koşullarını kullanarak ürün yetiştiren geleneksel tarım biçimidir. Güneş ışığı ve toprak gibi doğal kaynakları doğrudan kullanabildiği için maliyet düşüktür. Ancak hava koşullarından büyük ölçüde etkilendiği için istikrarlı üretim zordur.

Bu karşıtlık, tahıl yetiştiriciliğine uygunluk farkını doğrudan açıklar. Çevreyi yapay olarak kontrol eden bitki fabrikalarının sabit maliyeti, doğal kaynaklara dayanan açıkta yetiştiriciliğe kıyasla kat kat yüksektir. Bu yükü karşılayacak satış fiyatı ve devir hızı yoksa karlılık sağlanamaz.

Buğday ve soya yetiştiriciliğinde bitki fabrikasının sorunları

Yalnızca teknik açıdan bakarsanız, tahıl yetiştirmek “mümkündür”. Ancak bitki fabrikasında tahıl yetiştirmeye kalktığınızda, ekonomik açıdan üç duvara çarparsınız.

1. Işık miktarını sağlama ve maliyet

Buğday ve soya, diğer sebzelere kıyasla gelişim için çok daha fazla ışığa ihtiyaç duyar. Özellikle üreme döneminde, yani çiçeklenmeden tanelerin dolmasına kadar geçen süreçte yoğun ışık vazgeçilmezdir. Bitki fabrikasında ışık kaynağı doğrudan elektrik maliyeti demektir. Bu yüzden tahılların ihtiyaç duyduğu ışığı yapay ışıkla karşılamak çok büyük bir elektrik gideri yaratır.

Bugün, çok fazla ışık istemeyen marulda bile birçok tesis sınırda karlılıkla çalışıyor. Tahıllar bunun birkaç katı ışık istediği için, elektrik maliyeti temel engel haline gelir.

2. Yetişme süresi ve yetiştirme alanının verimliliği

Buğday, tohum ekiminden hasada kadar yaklaşık 6 ay sürer. Soya ise 3 ila 4 ay sürer. Boyları da uzar; buğday 1 metreyi aşar, soya 60 ila 70 cm’ye ulaşır. Bunun nedeni, tane bağlayana kadar geçen generatif büyüme sürecinin zaman almasıdır.

Bitki fabrikasının sınırlı alanını verimli kullanmak için, kısa boylu ve kısa sürede hasat edilebilen ürünler gerekir. Yapraklı sebzelerin bitki fabrikasına uygun olmalarının temel nedeni budur. Tahıllar bu noktada temelden dezavantajlıdır.

3. Satış fiyatı ile maliyet dengesi

Bitki fabrikasının iş modeli, ya çilek gibi birim fiyatı yüksek ürünlerle gelir yaratmaya ya da marul gibi yüksek devir hızına sahip ürünlerle üretim verimliliğini en üst düzeye çıkarmaya dayanır. Buğday ve soyanın piyasa fiyatı sebzelere göre çok daha düşüktür. Bu yüzden bitki fabrikasındaki üretim maliyetini piyasa fiyatıyla geri kazanmak yapısal olarak zordur.

Ölçek ekonomisiyle maliyeti düşürme fikri elbette düşünülebilir. Ancak ışık, alan ve yetişme süresi sorunları çözülmediği sürece, tesisi büyütmenin de karlılığı iyileştirmenin de bir sınırı vardır.

Bitki fabrikasında buğday ve soya yetiştirmenin geleceği

Bugün için bitki fabrikasında tahıl yetiştiriciliğinin ekonomik olarak ayakta kalması zordur. Mevcut enerji tasarrufu teknolojileriyle bile, yapraklı sebzelerde bile karlılığı güvenceye almak kolay değil. Bu gerçeği dikkate alırsanız, tahıl yetiştiriciliğinin gerçek bir iş haline gelmesi için teknoloji maliyetlerinde büyük bir değişim gerekir.

Bununla birlikte, potansiyelin görüldüğü yer maliyetten çok istikrarlı arzın öncelikli olduğu ortamlardır. Uzay ya da kutup bölgeleri gibi açıkta yetiştiriciliğin imkansız olduğu koşullarda, bitki fabrikasının “kontrollü üretim” avantajı tam anlamıyla ortaya çıkar. Böyle özel ortamlarda gıda üretimine yönelik araştırma ve geliştirme bağlamında, tahılların bitki fabrikasında yetiştirilmesi anlam taşır.

Yapraklı sebzeler gibi bugün zaten üretilen ürünlerle çalışan bitki fabrikalarında ise, sahadaki bilgi ve beceriye bağlı olarak karlılığı artırma potansiyeli hâlâ vardır.

Bitki fabrikasının karlılığını artıran 172 ipucu

Ücretsiz: Bitki fabrikasının saha yönetiminde kullanılan 13 şablon


S: Bitki fabrikasında neler üretilebilir?

Y: Bitki fabrikalarında ağırlıklı olarak yapraklı sebzeler yetiştirilir. Marul, ıspanak ve salata yaprakları bunun tipik örnekleridir. Bu sebzeler kısa sürede hasat edilebilir ve birim fiyatları da görece yüksektir. Bu yüzden bitki fabrikasına uygundurlar. Ayrıca domates, çilek gibi meyvesi yenen sebzeler ile çeşitli otlar da yetiştirilir. Bunlar katma değeri yüksek ürünlerdir ve bitki fabrikasının sunduğu avantajlardan yararlanabilir. Tahıllarda ise maliyet ve yetiştirme verimliliği sorunu vardır. Bu nedenle bugün için bitki fabrikasında tahıl yetiştiriciliği zordur. Gelecekte teknolojinin ilerlemesiyle yeni imkanlar doğabilir. Ancak şu an için daha gerçekçi kullanım senaryosu, uzay gibi özel ortamlarda gıda üretimidir.

Bitki Fabrikanızın Kârlılığını Artıracak 172 İpucu

394 sayfa, 19 bölüm, 172 konu. Bitki fabrikalarında 10 yılı aşkın saha deneyiminden doğan pratik saha bilgisi derlemesi. Başka yerde bulamayacağınız, bitki fabrikalarına dair "saha düzeyi bilgiyi" bir araya getirir.

Ayrıntıları gör

Ücretsiz araçlar