Yetiştirilen ürünler
Bitki fabrikalarında neden çoğunlukla yapraklı sebzeler yetiştirilir: karlılık yapısını okuyarak anlamak
Bitki fabrikalarında yapraklı sebzelerin tercih edilmesi tesadüf de değildir, alışkanlık da değildir. Bunun nedeni, tesisin maliyet yapısının yapraklı sebzelerin büyüme özellikleriyle örtüşmesidir.
Yapay aydınlatmalı bitki fabrikalarında ışık, iklimlendirme, ekipman ve işçilik üretim maliyetine doğrudan yansır. Bu yüzden kısa sürede hasat edilebilmesi, yenilebilir kısmın fazla olması ve çevresel kontrolün etkisinin kolay ortaya çıkması belirleyici hale gelir.
Bu yazıda, marul ve ıspanak gibi yapraklı sebzelerin neden bitki fabrikalarına uygun olduğunu, hem büyüme hem de karlılık açısından düzenli bir şekilde açıklayacağım.
Bitki fabrikasının özellikleri

Bitki fabrikası; sıcaklık, nem, ışık ve CO2 yoğunluğu gibi çevresel koşulların yapay olarak kontrol edilebildiği bir tesistir. Dış çevrenin etkisini neredeyse hiç almadan istikrarlı üretim yapılabildiği için, ürünleri yıl boyunca ve planlı şekilde yetiştirmek mümkün olur. Açıkta yetiştiricilikten ve diğer örtüaltı yetiştiriciliği türlerinden temelden ayrıldığı nokta tam olarak budur.
Yapraklı sebzelerin bitki fabrikalarına uygun olmasının nedeni
Bitki fabrikalarının yapraklı sebzelere uygun olmasının temel nedeni, yapraklı sebzelerin büyüme özellikleri ve yenilebilir kısmının oranının yüksek olmasıdır.
Yapraklı sebzelerde ana yenilebilir kısım yapraktır ve yaprakların bitkinin toplam kütlesi içindeki payı yüksektir. Yetiştirdiğiniz ürünün neredeyse tamamını, yani kök dışındaki kısmını satabilmeniz, tesis maliyeti açısından son derece önemli bir özelliktir. Ayrıca yaprakların büyümesi hızlıdır; bu yüzden ekimden hasada kadar geçen süre yaklaşık 30 ila 40 günle sınırlı kalır. Yenilebilir kısmın yüksek oranı ve hızlı büyüme, yapraklı sebzeleri bitki fabrikalarında yıl boyu üretim ve çok katlı yetiştiricilik için uygun hale getirir.
Maliyet yapısıyla uyumu
Bitki fabrikalarının işletme maliyeti son derece yüksektir ve özellikle LED aydınlatmanın elektrik gideri üretim maliyetini ciddi biçimde etkiler. Yaprağı büyütmek için ışık gerekir. Elbette o ışığın da bir maliyeti vardır.
Kritik nokta burada ortaya çıkar. Domateste olduğu gibi, ışıkla yaprak yetiştirseniz bile sonunda sattığınız kısım meyve ise, yaprak büyümesine harcanan maliyeti satış fiyatına yansıtmak zorlaşır. Bitki fabrikalarında, kısa yetiştirme döngüsünde büyük miktarda yenilebilir ürün hasat edemeyen ürünlerle karlılık kurmak zordur. Büyümesi yavaş olan ya da atılan kısmı fazla olan sebzelerde ise zarar çok hızlı ortaya çıkar.
Bitki fabrikalarıyla uyumu zayıf olan ürünleri aşağıdaki yazılarda daha ayrıntılı anlattım. Tahılların ve kök sebzelerin hiç yetiştirilemeyeceğini söylemiyorum. Ortak nokta şu: “bitki fabrikasında yetiştirmenin neredeyse hiçbir avantajı yok.”
【Bitki fabrikası】Topraksız tarım ile kök sebzeler neden birbirine uygun değil?
【Bitki fabrikası ve pirinç】Çeltiğin hidroponik tarımı mümkün mü? İş açısından açıklıyorum
Bitki fabrikalarına uygun ürünlerin 3 koşulu
Bitki fabrikalarına uygun ürünler için üç temel koşul vardır: kısa sürede hasat edilebilmesi ve birim alan başına verimin yüksek olması; yenilebilir kısmın fazla olması; ve çevresel kontrolle büyümenin kolay yönetilebilmesi. Yapraklı sebzeler bu koşulların hepsini karşılar.
Marulu örnek alırsak, tohum ekiminden hasada kadar geçen süre yaklaşık 30 ila 40 gündür. Tesis içindeki çevresel kontrol sayesinde yıl boyunca üretilebilir ve kök dışındaki kısmın neredeyse tamamı yenilebilir. Üstelik yetiştirme ortamını kontrol ederek besin değerini, yani vitamin ve mineral içeriğini ayarlayabilme imkanı sunması da yapraklı sebzelere özgü önemli bir özelliktir.
Yapraklı sebzelerin dışında, bazı meyveler de bitki fabrikalarına uygundur. Ayrıntılar için aşağıdaki yazıya bakın.
Yapraklı sebzeler avantajlı olsa da, saha yetkinliği şarttır
Bitki fabrikalarında temel sorun, yüksek başlangıç yatırımı ve yüksek işletme maliyetidir. İnşaat gideri, iklimlendirme ekipmanı ve aydınlatma ekipmanı için gereken ilk yatırım büyüktür. Elektrik gibi işletme giderleri de yüksektir. Yüksek maliyet yüzünden zarar eden, ardından işi kapatan ya da iflas eden örnekler sektörde hiç de az değildir. Uzun yıllar sahada kaldığınızda, böyle şirketleri defalarca görürsünüz.
Yapraklı sebze yetiştirdiğiniz halde yine de zarar edebilirsiniz. O kadar zor bir iştir. Buna karşılık, istikrarlı şekilde kar üreten fabrikalar da vardır. Benim deneyimimde, bu fabrikaların ortak noktası saha personelinin teknik seviyesinin yüksek olmasıdır. Karlılığı güvence altına almak için doğru bilgi birikimine sistemli şekilde sahip olmak şarttır.
Bitki fabrikasının karlılığını artıran 172 ipucu
Sonuç
Bitki fabrikalarında yapraklı sebzelerin seçilmesinin nedeni, maliyet yapısıyla büyüme özelliklerinin birbirine uymasıdır. Kısa hasat süresi, yenilebilir kısmın yüksek oranı ve çevresel kontrole iyi yanıt verme gibi yapraklı sebzelerin özellikleri; yüksek ilk yatırım ve ağır elektrik maliyeti taşıyan bitki fabrikası ekonomisiyle tam olarak örtüşür.
Tersinden bakarsanız, tahıllar, kök sebzeler ve meyvesi yenen sebzelerin büyük bölümü bu uyumu taşımadığı için, yetiştirilebilseler bile karlı hale getirilmesi zordur. Hangi ürünün seçileceği, bitki fabrikasının karlılığını belirleyen en temel kararlardan biridir. Bu karar yalnızca biyolojik uygunluğa göre değil, maliyetin geri kazanılabilirliği açısından da verilmelidir.
Son dönemde, yüksek katma değerli ürünlerden biri olarak wasabi dikkat çekiyor ve bitki fabrikalarının kontrollü yetiştirme ortamıyla da iyi uyum sağladığı görülüyor.
Wasabi bitki fabrikasında hidroponik tarımla yetişir mi? Aslında oldukça uyumlu