Bitki fabrikasının temelleri ve genel bakış
Dikey tarım nedir? — Çalışma prensibini, türlerini ve özelliklerini saha gözüyle anlatıyorum
Dikey tarım, tarımı sanayileştiren bir teknoloji değildir. Daha doğrusu, mahsulün yetiştiği ortamı insanın tasarladığı ve havanın ve mevsimlerin yarattığı dalgalanmaları küçülten bir üretim sistemidir.
Sıcaklığı, nemi, ışığı, CO2’yi ve besin çözeltisini kontrol edebilmek büyük bir güçtür. Öte yandan yatırım maliyeti, elektrik ve iş gücü gibi yükleri de sırtlandığı için onu sadece “geleceğin tarımı” diye çerçevelemek gerçeği yanlış okumak olur.
Bu yazıda dikey tarımın tanımını, açıkta yetiştiricilik ve örtüaltı yetiştiriciliğinden farklarını, başlıca yetiştirme yöntemlerini ve iş dünyası açısından getirdiği avantaj ile zorlukları bir bütün halinde topluyorum.
Dikey tarımın riskleri ve güvenliği aşağıdaki yazıda ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Dikey tarımın risklerini tek tek inceleyip güvenliğini değerlendirme
Dikey tarımın temeli: sebzeleri çevre kontrolü altında yetiştiren tesis
Dikey tarım, adından da anlaşılacağı gibi, fabrikaya benzer bir tesiste bitki yetiştiren kapalı bir yapıdır. Sıradan bir fabrikadan farklı olarak üretilen şey sanayi ürünü değil, sebzedir.
Dikey tarım nedir — sebzeleri çevre kontrolü altında yetiştiren bir “fabrika”
Somut olarak söylemek gerekirse, sıcaklık, nem, ışık, CO2 yoğunluğu ve besin çözeltisi (gübrenin suda çözülmüş hali) gibi unsurlar mahsulün türüne ve gelişim evresine göre kontrol edilir.
Amaç, kaliteyi ve verimi istikrarlı hale getiren yetiştirme koşullarını oluşturmaktır. Kaliteyi tek tip tutarken üretim miktarını en üst düzeye çıkarmak ve hava koşullarının getirdiği belirsizliği ortadan kaldırmak, dikey tarımın temel değeridir. Üzerine makine otomasyonu da eklendiğinde, kültürel işlemlerin yükü önemli ölçüde azaltılabilir.
Peki tarladaki ya da plastik serada yapılan yetiştiricilikle dikey tarım arasındaki fark nedir? En büyük fark “çevre kontrolünün derecesidir.”
Açıkta yetiştiricilik, yağmur, rüzgâr, güneş ışığı gibi doğal koşullardan büyük ölçüde etkilenir. Plastik sera, çevreyi bir miktar kontrol etmeye olanak tanır ama dikey tarımdaki düzeyde değildir. Dikey tarımın belirleyici özelliği ve gücü, hava koşullarına bağlı kalmadan istikrarlı ve planlı biçimde sebze üretebilmesidir.
Dikey tarımın tarihçesi
Dikey tarımın ilk biçimi 1950’lerin Amerika’sına uzanır. O dönemde uzayda gıda üretimini hedefleyen araştırmalar kapsamında, kapalı ortamda bitki yetiştirme çalışmaları başladı.
1970’lerde Japonya’da da araştırmalar ciddi anlamda hız kazandı. Gıda krizine ilişkin kaygılar artıyor, istikrarlı bir gıda arz sistemine ihtiyaç duyuluyordu. Ancak ilk dönem dikey tarım tesisleri, pratik kullanıma geçecek kadar uygun maliyetli değildi.
Dikey tarımın asıl gelişimi 2010’lardan itibaren başladı. LED’in yaygınlaşmasıyla elektrik tüketimi belirgin biçimde düştü ve mali açıdan ayakta duran örnekler arttı. İş gücünden tasarruf ve verimliliği artırma yönündeki teknoloji geliştirme bugün de sürüyor; yarım yüzyılı aşan Ar-Ge’nin ardından dikey tarım nihayet yaygınlaşma dönemine giriyor.
Dikey tarımı geleceğin zorunluluğu yapan etkenler
Sebzelerin kapalı alanda yetiştirilmesinin gerekliliğinin arkasında iki toplumsal sorun yatıyor: “gıdada istikrarlı arz” ve “iklim değişikliği.”
Gıdada istikrarlı arz tarafına bakalım. Dünya nüfusu artmaya devam ediyor ve 2050’de 10 milyara yaklaşacak. Nüfus arttıkça gıda talebi de büyüyor; öte yandan tarım arazisi sınırlı ve çölleşme ile kentleşme nedeniyle bugün de azalmaya devam ediyor. Japonya’da çiftçilerin yaşlanması ve nesil değişimi sorunu ciddi boyutta; tarımı sürdürecek insan gücünü güvence altına almak gerçek bir mesele haline geldi.
İklim değişikliği tablosu da giderek sertleşiyor. Son yıllarda anormal hava olayları sıklaştı ve tarımsal üretime ağır darbeler vuruyor. Rekor sıcaklar, uzun süreli kuraklıklar, şiddetli yağışlar ve büyük tayfunların art arda yaşandığı bir ortamda, açıkta yetiştiriciliğe dayalı istikrarlı arzın belli bir sınırı olduğu açık.
Dikey tarım, gıda arzındaki bu giderek artan istikrarsızlığa ve iklim değişikliğinin getirdiği üretim risklerine bir çözüm yolu olarak görülüyor.
Tarımın üç biçimi: açıkta yetiştiricilik, örtüaltı yetiştiriciliği ve dikey tarımın karşılaştırması
Dikey tarım, tarımın yalnızca bir biçimidir. Diğer biçimlerle yan yana koyduğunuzda, dikey tarımın özellikleri çok daha net ortaya çıkar.
Tarımın üç biçimi ve yetiştirme yöntemleri ile eşleşmesi
Tarımı kabaca üçe ayırırsak: açıkta yetiştiricilik, örtüaltı yetiştiriciliği ve dikey tarım. Her birine uygun yetiştirme yöntemlerini aşağıdaki tabloda topladım.
| açıkta yetiştiricilik | örtüaltı yetiştiriciliği | dikey tarım | |
|---|---|---|---|
| Toprakta yetiştirme | ◎ | 〇 | △ |
| Hidroponik | × | △ | ◎ |
| Katı ortam | △ | 〇 | 〇 |
| Aeroponik | × | × | ◎ |
- ◎: En uygun
- 〇: Uygun
- △: Belirli koşullarda mümkün (sınırlı)
- ×: Uygun değil
Tesis sınıflandırması
- açıkta yetiştiricilik
- Çatısı ve duvarı olmayan açık tarlada yapılan yetiştiricilik. Güneş ışığı, yağmur suyu gibi doğal koşullardan yararlanır ve geniş arazi gerektirir.
- örtüaltı yetiştiriciliği
- Plastik sera ya da cam sera gibi çatılı ve duvarlı tesislerde yapılan yetiştiricilik. Dış havanın etkisini hafifletir; sıcaklık ve nem belli bir ölçüde kontrol edilebilir. Açıkta yetiştiriciliğe kıyasla istikrarlı üretim mümkündür. Tesis kurulum ve bakım maliyeti gerekir.
- dikey tarım
- Kapalı bir alanda yetiştirme ortamının yapay olarak kontrol edilebildiği sistemdir. Işık, sıcaklık, nem, CO2 ve besin çözeltisi en uygun değerlerine getirilebildiği için hava koşullarına bağlı kalmadan yıl boyu, planlı üretim mümkündür. İleri düzey ekipman, teknik bilgi birikimi ve yüksek işletme maliyetleri gerekir.
Yetiştirme yöntemleri
- Toprakta yetiştirme
- Bitkiler toprakta yetiştirilir. Gübreleme, sulama gibi temel bitki yönetimi işlemleri gerekir. Açıkta yetiştiricilik ve örtüaltı yetiştiriciliğinde yaygın olarak kullanılır.
- Hidroponik
- Toprak kullanılmadan, yalnızca besin çözeltisiyle bitki yetiştirilir. Temizdir; zararlı ve hastalık baskısı düşüktür ve mahsul hızlı büyür. İleri düzey besin çözeltisi yönetimi gerektirir ve büyük ölçüde dikey tarımda kullanılır.
- Katı ortam
- Hindistan cevizi lifi, taş yünü gibi katı ortamlar kullanılır. Hem besin çözeltisinin hem de katı ortamın özelliklerinden yararlanır. Hidroponik tarımdan daha kolay yönetilir; örtüaltı yetiştiriciliği ve dikey tarımda kullanılır.
- Aeroponik
- Köklere besin çözeltisinin sis halinde püskürtüldüğü bir yöntemdir. Kökler havaya maruz kaldığı için oksijen sağlama verimi yüksektir. İleri düzey çevre kontrolü gerektirir; dikey tarım gibi sınırlı ortamlarda kullanılabilir.
“Dikey tarımda yetişen sebzeler güvenli mi?” diye merak edenler olabilir. “Fabrika” kelimesinin tonu yüzünden böyle bir soru akla gelmesi doğal; ancak işin nasıl yürüdüğünü anladığınızda güvenliğe ilişkin kaygılar büyük ölçüde dağılıyor. Ayrıntılar için aşağıdaki yazıya bakabilirsiniz.
Hidroponik tarımda yetişen sebzeler nasıl değişir? Tehlikelerini anlaşılır biçimde anlatıyorum
Tesis sınıfları arasındaki farkları karşılaştırma
Açıkta yetiştiricilik, örtüaltı yetiştiriciliği ve dikey tarım arasındaki farklar; yetiştirme ortamının kontrol derecesinde, üretkenlikte ve maliyette ortaya çıkar.
| açıkta yetiştiricilik | örtüaltı yetiştiriciliği | dikey tarım | |
|---|---|---|---|
| Çevre kontrolü | Düşük | Orta | Yüksek |
| Üretkenlik | Düşük | Orta | Yüksek |
| Kalite | Değişken | Görece istikrarlı | Tek tip |
| Maliyet | Düşük | Orta | Yüksek |
| Çevresel yük | Yüksek | Orta | Düşük |
| Arz istikrarı | İstikrarsız | Görece istikrarlı | İstikrarlı |
| İklim değişikliğine dayanıklılık | Düşük | Orta | Yüksek |
| Yetiştirilen ürünler | Mevsimi olan ürünler | Açıkta yetiştiricilikten daha geniş yelpaze | Yapraklı sebzeler, bir miktar meyvesi yenen sebzeler vb. |
Her bir başlığın püf noktaları
- Çevre kontrolü:
- Dikey tarım sıcaklığı, nemi, ışığı ve CO2’yi yüksek düzeyde kontrol ederek mahsulün gelişimi için en uygun ortamı oluşturur. Örtüaltı yetiştiriciliği belirli bir ölçüde çevre kontrolüne izin verir; açıkta yetiştiricilik ise doğal koşullara bağımlıdır.
- Üretkenlik:
- Dikey tarım, birim alana düşen hasat miktarında en yüksek değere ulaşır. Örtüaltı yetiştiriciliği, açıkta yetiştiricilikten daha üretkendir ama dikey tarımın seviyesine ulaşamaz.
- Kalite:
- Dikey tarımda kalite tek tiptir; besin değerini ve fonksiyonel bileşikleri kontrol etmek de mümkündür. Açıkta yetiştiricilik doğal koşullardan etkilendiği için kalitede değişkenlik kaçınılmazdır.
- Maliyet:
- Açıkta yetiştiricilikte ilk yatırım düşüktür; dikey tarımda ise tesis inşaatı, ekipman ve işletme maliyetleri çok yüksek olabilir. Örtüaltı yetiştiriciliği ikisinin arasında bir maliyet seviyesinde kalır.
- Çevresel yük:
- Dikey tarım, birim alana düşen su ve pestisit kullanımını belirgin biçimde azaltır. Buna karşılık enerji tüketimi yüksektir. Açıkta yetiştiricilik geniş arazi gerektirir ve pestisit ile gübre üzerinden ciddi bir çevresel yük yaratır.
- Arz istikrarı:
- Dikey tarım hava koşullarından etkilenmeden yıl boyu üretime olanak tanıdığı için arz istikrarlıdır. Örtüaltı yetiştiriciliği de görece istikrarlıdır; açıkta yetiştiricilik ise hava koşulları ve mevsimlerden büyük ölçüde etkilenir.
- İklim değişikliğine dayanıklılık:
- Dikey tarım, anormal hava olaylarından çok az etkilenir ve iklim değişikliğine güçlü direnç gösterir. Örtüaltı yetiştiriciliği açıkta yetiştiricilikten daha dayanıklı olsa da dikey tarımın düzeyine erişemez.
- Yetiştirilen ürünler:
- Açıkta yetiştiricilik mevsimlik sebzeler etrafında döner. Örtüaltı yetiştiriciliğinde daha geniş bir ürün yelpazesi mümkündür. Dikey tarım yapraklı sebzeler odaklıdır; ancak fonksiyonel sebzeler de görece kolay üretilebilir.
Dikey tarımın çalışma prensibi
Dikey tarımın klasik görüntüsü, alttan üste raflara dizilmiş ve sebzelerle dolu çok katlı bir kurulumdur. Bu tip kurulumlarda hidroponik tarım yaygın olarak kullanılır. Bununla birlikte hidroponik dışında da birden fazla yetiştirme yöntemi mevcuttur.
Yetiştirme yöntemlerinin karşılaştırılması (dikey tarım)
Dikey tarım dış havadan yalıtılmış bir ortam olduğundan hidroponik tarımla son derece uyumludur ve geniş ölçüde benimsenmiştir. Bunların yanı sıra katı ortamda yetiştirme ve aeroponik gibi, dikey tarımın özelliklerinden yararlanan başka yöntemler de bulunur.
| Başlık | hidroponik tarım | katı ortamda yetiştirme | aeroponik |
|---|---|---|---|
| Yöntem | Yalnızca besin çözeltisiyle yetiştirme; toprak kullanılmaz | Katı ortam (hindistan cevizi lifi, taş yünü vb.) ve damla sulama | Kökler havada açıkta; besin çözeltisi sis halinde püskürtülür |
| Özellikler | Temiz, zararlı ve hastalık az, hızlı büyüme, otomasyona elverişli | Hidroponik tarımdan daha kolay yönetim, toprakta yetişene yakın tat, drenajın işlenmesi kolay | Bol oksijen sağlanması, kök gelişimini destekler, alandan tasarruf |
| Avantajlar | Temiz, zararlı ve hastalık az, hızlı büyüme, otomasyona elverişli | Hidroponik tarımdan daha kolay yönetim, toprakta yetişene yakın tat, drenajın işlenmesi kolay | Bol oksijen sağlanması, kök gelişimini destekler, alandan tasarruf |
| Dezavantajlar | Besin çözeltisi yönetimi kritik, ekipman maliyeti yüksek | Kullanılan ortamın imha edilmesi gerekir, ilk yatırım biraz yüksek | İleri düzey çevre kontrolü gerekir, ekipman maliyeti yüksek, teknik açıdan zor |
| Yetiştirme örnekleri | Yapraklı sebzeler (marul, salata marulu), aromatik bitkiler, taze soğan | Meyvesi yenen sebzeler (domates, çilek), kesme çiçek | Yapraklı sebzeler, fide üretimi, araştırma |
Tesisler arasındaki farkların karşılaştırılması (dikey tarım)
Yetiştirme yönteminin yanı sıra dikey tarım, güneş ışığı mı yoksa yapay aydınlatma mı kullanıldığına göre de sınıflandırılabilir. Bu fark elektrik, ekipman ve iş gücü maliyetlerine doğrudan yansır ve işletmenin kârlılığını büyük ölçüde belirler.
Açıkta yetiştiricilik dahil dört kategoriyi — iklim kontrollü sera, hibrit, yapay aydınlatmalı dikey tarım (PFAL) ve açıkta yetiştiricilik — karşılaştırıyorum.
Yatay olarak kaydırılabilir
| iklim kontrollü sera | hibrit | yapay aydınlatmalı dikey tarım (PFAL) | açıkta yetiştiricilik | |
|---|---|---|---|---|
| Yetiştirme biçiminin payı | %50 | %14 | %37 | – |
| Başlıca ışık kaynağı | Güneş ışığı | Güneş ışığı, %80 LED, %27 yüksek basınçlı sodyum lambaları (HPS) ve floresan lambaları | %95 LED (ağırlıklı olarak beyaz LED), %11’inde floresan lamba da kullanılıyor | Güneş ışığı |
| Su kaynağı | %72 kuyu suyu, %26 şebeke suyu | %60 kuyu suyu, %30 şebeke suyu | Çoğunlukla şebeke suyu (hijyen yönetimi açısından şebeke suyu kullanan tesis sayısı fazla) | Yağmur suyu, kuyu suyu, şebeke suyu vb. |
| CO2 takviyesi | %82’sinde uygulanıyor | %94’ünde uygulanıyor | %88’inde uygulanıyor | Uygulanmıyor (dış havanın CO2 yoğunluğu) |
| Başlıca yetiştirilen ürünler | Domates türleri %61, marul türleri %10, çilek %8, çilek dışı meyvesi yenen sebzeler %8 | Domates türleri %40, çilek %20, marul türleri %15, kesme çiçek %10 | Marul türleri %90 | Geniş yelpaze |
| Çalışan sayısı (yıl boyu, kadrolu) | Ortalama 8,6 kişi. Bütüne bakıldığında 1–4 kişi %36, 5–9 kişi %33 | Ortalama 10,6 kişi | Ortalama 9,4 kişi | İşletme ölçeğine göre değişir |
| Çalışan sayısı (yıl boyu, kadrosuz / yarı zamanlı) | En sık 20–49 kişi (%34). Ortalama 31,7 kişi | En sık 50 kişi ve üzeri (%45). Ortalama 51,2 kişi | En sık 20–49 kişi (%28). Ortalama 19,0 kişi | İşletme ölçeğine göre değişir |
| Çalışan sayısı (belirli süreli istihdam) | İstihdam yok %60 (güneş ışığı kullananların toplamı). İstihdam edenlerde ortalama 3,4 kişi | Ortalama 4,5 kişi | – | İşletme ölçeğine göre değişir |
| Başlıca üründe iş paylaşımı | Domateste bitki yönetimi %40, hasat %24, sevkiyat %21 | Güneş ışığı kullananların toplamı olarak derleniyor | Marul türlerinde sevkiyat %28, şaşırtma ve fide dikimi %16, yıkama %11 | Ürün ve ölçeğe göre değişir |
| Son dönem mali sonuç | Kâr veya başa baş: %70’in üzeri | Kâr veya başa baş: %70’in üzeri | Kâr veya başa baş: yaklaşık %50 | – |
| Yıllık ciro | Ortalama 400 milyon yen | Ortalama 490 milyon yen | Ortalama 160 milyon yen | İşletme ölçeğine göre değişir |
| Yetiştirme biçimine göre maliyet oranı | İş gücü %32–36 ile en büyük kalem, su ve enerji %17, tohum ve sarf malzemesi %17 | Aynısı | İş gücü %32–36 ile en büyük kalem, elektrik %24 (aydınlatma %58, iklimlendirme %31, diğer %11) | Ürün ve ölçeğe göre değişir |
※ Bu dikey tarım verileri, Japan Greenhouse Horticulture Association tarafından yürütülen 2025 (Reiwa 7) yılı “Büyük Ölçekli Örtüaltı Yetiştiriciliği ve Dikey Tarım Saha ve Vaka Araştırması” sonuçlarına dayanmaktadır.
※ Açıkta yetiştiricilik; hava koşulları, konum, işletme ölçeği ve ürün gibi faktörlere göre koşulları büyük ölçüde değiştiği için yalnızca rakamlarla karşılaştırılabilecek bir alan değildir.
Dikey tarıma iş açısından bakmak
Dikey tarım; istikrarlı arz, yüksek kalite ve düşük çevresel yük gibi avantajlarıyla iş fırsatı olarak da dikkat çekiyor. Buna karşılık zorluk da çoktur ve sektöre girmek başarıyı garanti etmez. Dikey tarım işletmeciliğine girmeyi düşünüyorsanız dezavantajları da net biçimde görmelisiniz.
Dikey tarımın avantajları ve dezavantajları. Sahada öğrendiklerimi olduğu gibi anlatıyorum
Dikey tarımın taşıdığı zorluklar
Dikey tarımın hâlâ pek çok zorluğu var. Büyük şirketlerin sektöre girip kısa sürede çekilmesinin arkasında da aşağıdaki sorunlar yatıyor.
Büyük şirketlerin dikey tarıma başlayıp hemen ardından çekilmesinin gerçek nedeni
Özellikle yapay aydınlatmalı dikey tarımda (PFAL), son mali dönemde kâr veya başa baş oranı yaklaşık %50’de kalıyor; iklim kontrollü sera ve hibrit (her ikisi de %70’in üzerinde) ile karşılaştırıldığında işletmenin kâra geçme güçlüğü daha yüksek görünüyor. Bu farkın temel nedeni elektrik maliyetinin yapısal yükü olarak görülüyor.
- Yüksek ilk yatırım ve işletme maliyeti:
- Dikey tarım inşaatı, tesise ve ekipmana ciddi miktarda ilk yatırım gerektirir. Ayrıca elektrik ve iklimlendirme gibi işletme maliyetleri de geleneksel tarıma kıyasla yüksek olma eğilimindedir. Özellikle yapay aydınlatmalı dikey tarım (PFAL), LED aydınlatma ve iklimlendirme için büyük miktarda elektrik kullandığından maliyet düşürmek başlı başına bir mesele haline geliyor.
- İleri düzey yetiştirme tekniği ve insan eksikliği:
- Dikey tarımda bitki fizyolojisi ve çevre mühendisliği gibi uzmanlık bilgilerini kullanarak verimli üretim yapmak gerekir. Ne var ki bu bilgiye ve deneyime sahip insan kaynağı yetersizdir; insan yetiştirmek acil bir gündem maddesidir.
- Ürün ve çeşitlerin sınırlılığı:
- Bugün dikey tarımda yetiştirilebilen ürün türleri sınırlıdır. Marul gibi yapraklı sebzeler ağırlıkta olup pirinç ve buğday gibi tahıllar, meyve ağaçları ve kök sebzeler gibi yetiştirilmesi güç pek çok ürün vardır.
Yüksek maliyet, insan eksikliği ve dar ürün yelpazesi gibi zorluklara karşı dünya genelinde Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Güneş ışığını kullanan dikey tarımın geliştirilmesi ve yapay zekâ destekli iklim kontrol sistemlerinin devreye alınması; enerji tasarrufu ve verimliliği hedefleyen teknolojik atılımların başında geliyor.
Buna karşın yapay zekâ ve otomasyon gibi yeni teknolojilerin sahada tam anlamıyla işlediğini söylemek henüz mümkün değil. Pek çok aşamada hâlâ insan eline bağımlı kalınıyor; dikey tarım gelişmekte olan bir sektör olmayı sürdürüyor.
İçerideki kimsenin söylemediği şey: dikey tarımın asıl sorunu “insanın kalmaması”
Dikey tarım işletmeciliğini başarıya taşıyan düşünce biçimi
Dikey tarım işletmeciliğinde başarının anahtarı yalnızca teknolojiye ve ekipmana yatırım değildir; pazarla nasıl karşılaştığınız da en az onun kadar önemlidir.
İlk olarak gerekli olan şey, kime ne tür sebze ulaştıracağınızı netleştirmektir. Yakın çevredeki restoranlara katma değeri yüksek aromatik bitkiler ve baby leaf mi tedarik edeceksiniz, süpermarketlere kalitesi tek tip yapraklı sebzeleri sevkiyat mı edeceksiniz, yoksa sağlık bilinci yüksek tüketicilere fonksiyonel sebzeler mi ulaştıracaksınız? Hedef değiştiğinde üretilecek ürün de yetiştirme tasarımı da tamamen değişir. Başka sektörlerden gelen şirketler “ürettiğimizi satarız” zihniyetine kaymaya yatkındır; oysa “satılacak olanı üretmek” bakışını koymadan pazarda ayakta kalmak zordur.
Rakiplerden farklılaşmak da kaçınılmazdır. Dikey tarım işletmeciliğine yeni girişler çoğalıyor; aynılaşan bir rekabetin içine sürüklendiğinizde fiyat baskısı kaçınılmaz hale geliyor. Kalite, çeşit, hizmet, marka hikâyesi — farkı nereden yaratacağınızı erkenden tanımlamanız gerekir.
Bunun üzerine, dikey tarımın belli bir ölçeğe ulaşmadan kâra geçmesi zor bir yapı taşıdığını da eklemek gerekir. Teknolojik gelişimin de hızlı olduğu bir alan olduğu için, en yeni teknoloji ve pazar bilgilerini sürekli içselleştiren ve üretim verimi ile maliyet düşürmeyi aynı anda kovalayan bir tutum şarttır.
Dikey tarımın yüksek maliyet sorununu aşacak çıkış noktası: “ölçek büyütmek”